Dünya Fındık Ticaretinde Yükselen Rakipler: Şili, ABD ve Azerbaycan
Dünya Üretimi
Şili
ABD (Oregon)
Hasat Takvimi
Güney yarımküre (ters mevsim)
Kuzey yarımküre
Temel Avantaj
Küresel arzı mevsimsel tamamlama
Düz arazi, yüksek mekanizasyon
Büyüme Modeli
Yeni, genç bahçe yatırımları
Verim artırıcı ıslah + mekanizasyon
Karşılaştırma genel eğilimleri yansıtır; güncel resmi üretim rakamları için ilgili ülkelerin tarım bakanlıkları kaynak alınmalıdır.
Türkiye, onlarca yıldır dünya fındık üretiminde açık ara lider konumundadır ve bu liderlik, coğrafi avantaj, kuşaktan kuşağa aktarılan üretim bilgisi ve geniş üretici tabanına dayanmaktadır. Ancak son on beş-yirmi yıllık dönemde, birkaç ülkenin üretim kapasitesini planlı yatırımlarla hızla artırdığı ve küresel arzda giderek daha görünür bir paya sahip olmaya başladığı gözlemlenmektedir.
Şili, bu yükselişin en dikkat çekici örneklerinden birini oluşturmaktadır. Bir zamanlar fındık üretiminde neredeyse hiç yer almayan ülke, son on beş yılda özellikle orta kesimindeki tarım arazilerine yapılan bahçe yatırımlarıyla üretimini kayda değer ölçüde artırmış ve uluslararası çikolata sanayisinin tedarik stratejilerinde alternatif bir kaynak olarak anılmaya başlamıştır.
Şili'nin bu atılımındaki temel etken, güney yarımkürede yer alması nedeniyle kuzey yarımküreye göre ters bir hasat takvimine sahip olmasıdır. Bu durum, uluslararası alıcılar için yıl boyunca kesintisiz bir tedarik zinciri kurma imkânı sunduğundan, Şili'yi tek başına bir rakipten öte, küresel arzın mevsimsel dalgalanmalarını dengeleyen tamamlayıcı bir kaynak konumuna taşımaktadır.
ABD'nin Oregon eyaletindeki üretim de benzer bir büyüme eğilimi göstermektedir. Ülkedeki üreticiler, nispeten düz arazi yapısının sunduğu avantajla erken dönemden itibaren yüksek düzeyde mekanizasyona yönelmiş; bu da işçilik maliyetlerinin daha sınırlı bir üretim modeli geliştirmelerine imkân tanımıştır. Zamanla artan bahçe alanları ve verim artırıcı ıslah çalışmalarıyla ABD, özellikle Kuzey Amerika pazarına yönelik tedarikte payını genişletmiştir.
Azerbaycan ve Gürcistan, Türkiye ile aynı Karadeniz-Kafkasya iklim kuşağında yer almaları nedeniyle özellikle dikkat çekicidir. Bu ülkelerde son yıllarda hem yerli hem yabancı yatırımcıların desteğiyle yeni fındık bahçeleri kurulmuş, mevcut bahçelerde modern bakım teknikleri yaygınlaştırılmış ve ihracata yönelik işleme tesisleri kurulmuştur.
Bu ülkelerin ortak özelliği, üretim artışını büyük ölçüde yeni ve düzenli aralıklarla dikilmiş genç bahçelerle sağlamalarıdır. Türkiye'deki bahçelerin önemli bir kısmının onlarca yıllık, düzensiz aralıklı ve zaman içinde bakımı zorlaşmış yapılar olmasına karşın, rakip ülkelerdeki yeni bahçeler baştan itibaren mekanizasyona ve modern bakım tekniklerine uygun şekilde tasarlanabilmektedir.
Maliyet yapısı açısından bakıldığında, bu ülkelerdeki genç ve düzenli bahçelerin, olgun bahçelere kıyasla dekar başına daha düşük işçilik gideriyle işletilebilmesi, uluslararası alıcılar nezdinde fiyat rekabeti açısından avantaj sağlayabilmektedir. Bu durum, zaman zaman sektör temsilcilerinin dile getirdiği bir endişe konusu olan 'düşük maliyetli rakip üretim'in arkasındaki yapısal nedenlerden birini oluşturmaktadır.
Küresel çikolata ve gıda sanayisi açısından tedarik kaynaklarının çeşitlenmesi, arz güvenliği bakımından olumlu karşılanan bir gelişmedir. Tek bir ülkeye veya bölgeye yoğun bağımlılık, o bölgede yaşanabilecek olumsuz bir hava olayı veya lojistik aksaklık durumunda küresel tedarik zincirini kırılgan hale getirebileceğinden, alıcı sanayiler çeşitlendirilmiş bir tedarikçi portföyünü genellikle tercih etmektedir.
Bununla birlikte, yükselen üretici ülkelerin toplam hacmi, halihazırda Türkiye'nin dünya üretimindeki payının çok gerisinde kalmaktadır. Bu ülkelerin büyümesi, kısa vadede Türkiye'nin liderliğini doğrudan tehdit etmekten çok, orta ve uzun vadede küresel arz yapısının kademeli olarak çeşitlenmesi anlamına gelmektedir.
Türkiye açısından bu tablo, rehavete yer olmadığını göstermektedir. Sektör temsilcilerinin sıklıkla vurguladığı üzere, bahçe yenileme programları, mekanizasyona uygun modern bahçe tesisi ve üretim maliyetlerinin kontrol altında tutulması, uzun vadeli rekabet gücünün korunması açısından önem taşımaktadır.
Sonuç olarak Şili, ABD ve Azerbaycan gibi ülkelerin yükselişi, dünya fındık ticaretinin artık tek bir ülkenin arzına bu denli bağımlı olmayan, daha çeşitlenmiş bir yapıya doğru evrildiğinin bir göstergesidir. Bu değişim, Türkiye'nin köklü konumunu ortadan kaldırmasa da, sektörün uzun vadeli rekabet dinamiklerini yakından izlemesi gereken yeni bir gerçeklik olarak öne çıkmaktadır.