FındıkFiyat
Tüm yazılar
Piyasa Analizi

TMO Alım Fiyatı ile Serbest Piyasa Arasındaki Fark Neden Oluşur?

Findikfiyat.com Editörü·06 Ekim 2026·7 dk okuma

Piyasa Analizi

TMO'ya Satış

Serbest Piyasa

Fiyat (2026/27, Levant)

250 TL/kg (%50 randıman esası)

Ekim başı ~180-185 TL/kg

Randıman Primi

Her ek %1 için 5,00 TL

Alıcıya göre değişir

Satış Süreci

Randevu ve alım noktasına teslim

Tüccara doğrudan satış

Kapasite

Kurum kapasitesiyle sınırlı

İhracat ve sanayi talebine bağlı

Giresun kalitesinde TMO fiyatı 255 TL/kg, randıman primi 5,10 TL'dir. Serbest piyasa fiyatı yerel basına yansıyan Ordu/Giresun verileridir.

Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), Türkiye'de fındık piyasasında üreticiyi korumaya yönelik alım yapan kamu kurumudur. Her sezon başında açıklanan TMO alım fiyatı, hem üreticiler hem de tüccarlar için piyasanın ana referans noktalarından biri olarak kabul edilir. Ancak 2026/27 sezonunda olduğu gibi, açıklanan fiyat ile serbest piyasada gerçekleşen fiyat arasında belirgin bir fark oluşabilmektedir.

TMO, 2026/27 dönemi için kabuklu fındık alım fiyatını yüzde 50 sağlam iç (randıman) esasına göre Giresun kalitesinde 255 TL/kg, Levant kalitesinde ise 250 TL/kg olarak açıkladı. Yüzde 50'nin üzerindeki her bir puanlık randıman için Giresun kalitesinde 5,10 TL, Levant kalitesinde 5,00 TL ek ödeme yapılacağı belirtildi. Alımlar 24 Ağustos'ta başladı; üreticiler randevularını randevu.tmo.gov.tr veya e-Devlet üzerinden alabiliyor.

Buna karşın Ekim ayının ilk haftasında Ordu ve Giresun serbest piyasasında kabuklu fındık, yerel basına yansıyan fiyatlara göre 180-185 TL/kg bandında işlem gördü. Yani TMO fiyatı ile piyasa fiyatı arasında kilogram başına 65-80 TL'lik bir fark bulunuyor. Bu fark, üretici örgütleri ve siyasetçiler tarafından sezon boyunca gündemde tutuldu.

Bu farkın oluşmasının temel nedenlerinden biri, TMO'nun piyasadaki ürünün tamamını değil, belirli bir kısmını alabilmesidir. Alımlar randevu sistemiyle, belirli alım noktalarında ve kurumun depolama ve finansman kapasitesiyle sınırlı şekilde yürütülür. Üretici örgütlerinin bu sezon TMO alım kotalarının kaldırılmasını talep etmesi, kapasitenin piyasayı tam olarak dengeleyemediğine dair yaygın bir algıyı yansıtmaktadır.

Nakit ihtiyacı da fiyat farkını besleyen önemli bir unsurdur. Üreticiler hasat döneminde işçilik, nakliye ve kurutma gibi yüksek maliyetleri karşılamak zorundadır. TMO'ya satışta randevu bekleme süresi, ürünün alım noktasına taşınması ve ödeme takvimi gibi unsurlar, nakde hemen ihtiyaç duyan üreticiyi daha düşük fiyata da olsa ürünü anında ödeme yapan tüccara satmaya yönlendirebilir.

Kalite ve randıman kriterleri de bir diğer etkendir. TMO'nun açıkladığı fiyat, belirli kalite koşullarını taşıyan ve yüzde 50 randıman esasına göre değerlendirilen ürün içindir. Nem oranı yüksek, yeterince kurutulmamış, çürük veya kurtlu oranı fazla olan ürünler bu kriterleri karşılamayabilir ya da randıman testinde daha düşük değerlendirilebilir. Yağışlı geçen sezonlarda kurutma sorunları, bu nedenle hem TMO'ya satışı hem de serbest piyasa fiyatını doğrudan etkiler.

Serbest piyasada fiyatı belirleyen asıl unsur ise ihracatçı ve sanayici talebidir. İhracat siparişlerinin seyri, dünya fiyatları, döviz kuru ve büyük alıcıların tedarik planları, tüccarların üreticiye ne kadar fiyat verebileceğini belirler. Büyük alıcıların sezon başında ihtiyaçlarının önemli bir kısmını karşılamış olması veya alımlarını belirli bir takvime yayması, piyasadaki talep baskısını azaltarak fiyatların TMO seviyesine yaklaşmasını zorlaştırabilir.

Arz tarafında da benzer bir baskı söz konusudur. Hasat döneminde çok sayıda üreticinin aynı anda ürün satmak istemesi, piyasada kısa vadeli bir arz fazlası yaratır. Ekonomik teoride olduğu gibi, arzın yoğunlaştığı dönemlerde fiyatlar genellikle gerileme eğilimindedir; stoklar eridikçe ve sezon ilerledikçe bu baskının hafiflemesi beklenir.

Kamu otoriteleri, fiyat farkının makul olmayan seviyelere ulaştığı durumlarda çeşitli denetim araçlarına başvurabilmektedir. Ticaret Bakanlığı'nın piyasa denetimleri ve Rekabet Kurumu'nun büyük alıcılarla ilgili incelemeleri bu sezon da gündeme geldi. Ancak bu tür müdahalelerin piyasa fiyatına etkisi genellikle sınırlı ve gecikmeli olabilmektedir.

Üretici açısından değerlendirildiğinde, TMO'ya satış ile serbest piyasaya satış arasındaki tercih yalnızca kilogram fiyatına göre yapılmamalıdır. Randevu ve teslimat süreci, nakliye maliyeti, ödeme takvimi, ürünün kalite durumu ve üreticinin nakit ihtiyacı birlikte değerlendirildiğinde, her üretici için en uygun satış kanalı farklı olabilir. Satış kararı öncesinde TMO'nun güncel duyurularını ve borsa ile yerel piyasa fiyatlarını karşılaştırmak, daha bilinçli bir seçim yapılmasına yardımcı olur.

Sonuç olarak TMO alım fiyatı ile serbest piyasa arasındaki fark, tek bir nedenden değil; kamu alım kapasitesinin sınırlılığı, üreticinin nakit ihtiyacı, kalite kriterleri, ihracat talebi ve hasat dönemindeki arz yoğunluğu gibi birçok etkenin birleşiminden kaynaklanır. Bu mekanizmaları anlamak, üreticinin hem satış zamanlamasını hem de satış kanalını daha doğru belirlemesine katkı sağlar.

Paylaş:WhatsAppX